ERKEN ÇOCUKLUK EĞİTİMİNDE NEREDEYİZ?  

Mehmet Güler

27-11-2024 06:41

ERKEN ÇOCUKLUK EĞİTİMİNDE NEREDEYİZ?  

Türkiye’de 3-4-5 yaş grubu çocukların erken çocukluk eğitimine katılım oranları OECD ortalamasının çok çok gerisinde.

OECD 2023 raporuna göre;

3 yaş grubu için erken çocukluk eğitimine katılım oranı Türkiye’de % 6.4 iken OECD ülkeleri ortalaması ise % 72’dir. 

Bu oranlar; Fransa, İsrail Kanada, Birleşik Krallık’ta %100 İsviçre, Norveç, Danimarka ve Kanada’da % 90 üzerindedir. 

4 yaş grubu erken çocukluk eğitimine katılım oranları ise Türkiye’de % 20,1 OECD ülkeleri ortalaması %87,3’tür.

5 yaşındaki çocukların okullaşma oranı ise Türkiye’de % 67, OECD ülkeleri ortalamasında bu oran % 95’tir. (OECD/2023) 

Bu veriler çok ciddi bir açığa/ihtiyaca işaret ediyor. 

Erken çocukluk eğitiminin ne denli önemli olduğu bilimsel veriler ile aşikar. 

Yeteri kadar akademisyen yokken her ile üniversite açmak maalesef eğitimin niteliğini düşürdü. 

Her ile üniversite açmak yerine bilim insanlarınca eğitimde en önemli dönemlerden biri olarak değerlendiren “erken çocukluk eğitimi” için kreş ve anaokulları açılmalıydı. 

Böyle bir verinin olduğu yerde; çalışan anneleri ve çocuklarını düşünerek atılan adımları tebrik edip teşekkür etmek yerine bir de kapama tartışmaları açmak akıl alır gibi değil. 

Tartışma; Türkiye’nin bu konudaki büyük eksiğini ve ihtiyacını açığa çıkarmış oldu. 

Mesele müfredatsa Milli Eğitim Bakanlığı belediyelerle basit protokoller imzalayarak bu meseleyi çözebilir. 

Destekleyip sayısını çoğaltabilir. 

Zaten geç kalmıştır. 

Yapmalıdır da. 

Yapması da bir lütuf değil haktır.

Olması gerekendir. 

Sorumluluktur, görevdir. 

İdeolojik siyasi emellerinize, siyasal hesaplarınıza “bebek yaştaki çocukları” alet etmeyin lütfen. 

Bari bunu yapmayın. 

Tarihin en ciddi ekonomik krizinin olduğu bir süreçte çalışarak hayatını sürdürmeye çalışan “anneleri” rahat bırakın. 

Eğitimde artık kaybedecek zamanımız kalmamıştır. 

Türkiye’de eğitim; siyasal/ideolojik tartışmalardan arındırılıp partiler üstü bir devlet politikası haline getirilmelidir.

Eğitimin temel gayesi; 

Kendi kendine düşünüp karar alabilen, kendi inanç/düşünce evrenini inşa edebilen, doğaya duyarlı, haricindeki canlılarla empati kurabilen, özgür bireyler yetiştirebilmek olmalıdır.

DİĞER YAZILARI MEB’de akıl almaz bir evrak israfı var 01-01-1970 03:00 Mesleğinin İtibarını Savunamayan/Sorunlara  Kayıtsız Kalan Biri Eğitimci Olamaz 01-01-1970 03:00 Ders Saatleri ve Süreleri Azaltılmalıdır 01-01-1970 03:00 Türkçe/Edebiyat Öğretmenlerinin Çekilmez Hale Gelen İş Yükü 01-01-1970 03:00 YAKIN DÖNEMİN EN VİZYONER MİLLİ EĞİTİM BAKANI 01-01-1970 03:00 TAM YETKİLİ SIFIR ETKİLİ SENDİKA  01-01-1970 03:00 SENDİKALAR ÇALIŞANLARI ZENGİNLEŞTİRMELİDİR, ÇALIŞANLAR SENDİKALARI DEĞİL… 01-01-1970 03:00 Okullar Bakımevi Öğretmenler Bakıcı mı?  01-01-1970 03:00 MEB Kağıt İsrafına Son Verip Dijital Evrak Sistemine Geçmelidir 01-01-1970 03:00 MEB’te Görmezden Gelinen Master/Doktoralı Öğretmenler 01-01-1970 03:00 LİSANSÜSTÜ EĞİTİMİN Teşvik Edilmediği İŞ GÜVENCESİZ MESLEK KANUNU  01-01-1970 03:00 Türkçe/Edebiyat ve Dil Öğretmenlerinin İş Yükü Adaletsizliği 01-01-1970 03:00 ÖğretmenSİZ Meslek Kanunu 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMENLERDEN Gizlenen ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU 01-01-1970 03:00