Yeni Müfredat; Yoğun Dersler ve Sınav Stresi ile Günleri Heba Olan Çocuklara Katkı Sunacak mı?
Yeni Müfredat; Yoğun Dersler, Kurslar ve Sınav Stresi ile Günleri Heba Olan Çocuklara Katkı Sunacak mı?
Müfredatın sadeleştirilmesi yerinde bir adım fakat oyun çağındaki öğrenciler halen yoğun ders saatleri, denemeler, kurslar ve sınav stresi ile koştururken sürece katkısı olmayacaktır.
Bu sebeple ilk ve en önemli adım; Öğrencileri okuldan soğutan bu yoğun ders saatleri ve sürelerini azaltmaktır.
Bu çerçevede:
Ders saatleri;
İlkokullarda 5,
Ortaokullarda 6,
Liselerde 7 saat,
Ders süreleri;
İlkokullarda 30,
Ortaokullarda 35,
Liselerde 40 dakika olarak revize edilmelidir.
Ders sürelerinin kısaltılması uygulaması, ilk olarak pandemi sürecinde denendi ve öğrencilerin derse odaklanma sürecine olumlu katkıları olduğu görüldü.
Böylelikle öğrenciler; hem derslere hem de katılmak istedikleri kurslara daha motivasyonlu katılım gösterebilirler.
Öğrenciler; sabah ve akşam karanlığında sırtlarında kilolarca ağır çantalarla güne uyanıp gün kapatmak zorunda kalmazlar.
Bir diğer husus ise önceki yazılarımızda da önerdiğimiz Türkçe-Edebiyat dersinin okuma/yazma/dinleme/konuşma olarak 4 temel dil becerisine ayrılması idi.
Bu konudaki eleştirilerimiz Edebiyat dersinde dikkate alındı fakat Türkçe dersi için yeni bir adım atılmadı. Liselerde yapılan bu değişiklik Ortaokul Türkçe dersi içinde geçerli olmalıdır.
Tek ders çatısı altında 4 temel beceriyi ölçmek ve değerlendirmeye çalışmak hem süreci zorlaştırmakta hem de verimi düşürmektedir.
Yine sınav senaryoları öğretmen özerkliğini tamamen ortadan kaldırmaktadır. Bu konuda merkeziyet sağlanmak amaçlanıyorsa ya sınavları bakanlık hazırlamalı ya da tamamen Öğretmen yetkisine bırakılmalıdır.
Taslak incelendiğinde ölçme çıktıları için sonuç değil süreç odaklı bir sistem benimsendiği görülüyor. Bu doğru bir yaklaşım fakat hali hazırda gereksiz bir sürü evrak işi olan Öğretmenin iş yükü, bu çıktılarla daha da arttırılmamalıdır.
Aksi halde Öğretmenler; süreci verimli kılmaya harcayacakları zamanı maalesef yine gereksiz bir yığın evrak çıkarmaya harcamak mecburiyetinde kalacaklardır.
Bu konuda mümkün mertebe Öğretmenlerin bürokratik yükü azaltılmalıdır.
Ve her şeyden öte MEB’in çözmesi gereken çok temel meseleler var;
Okulların temizliği ve güvenliği, kalabalık sınıflar, öğretmen itibarı/refahı ve kapsamlı bir Öğretmenlik Meslek Kanunu da bunların başında geliyor.
Eğitimci Yazar Mehmet GÜLER
Gündoğdu YILDIRIM
BAYRAM
Abdullah Damar
TYMM Gerçekleşmeleri-Okul Temelli Planlama
Gūlay Çetkin
TAKKE DÜŞTÜ
Kadriye Demirel
WHATSAPPTA MÜDÜRÜN MESAJINA BEĞENİ BIRAKMAYAN ÖĞRETMENİ “UYARMAK” MOBBİNGİ RESMİYETLEŞTİRMEKTİR, BU KABUL EDİLEMEZ!
Mehmet GÜLER
SESSİZCE İŞİNİ YAPANLAR NEDEN DEĞER GÖRMÜYOR?
Mehmet Güler
MEB’de akıl almaz bir evrak israfı var
Ahmet Acaroğlu
BENCE ÖNEMLİ KONULAR
Hasan Güneş
PSİKOLOJİK SAĞLIK VE UYUM
Doğan Ceylan
Öğretmenlerin, Ramazan Ayına Yönelik Farklı Tutumları
Emre Can Bez
KPSS Panik Yok! Son Düzlüğe Girerken Motivasyonunuzu Yüksek Tutmanın Yolları