DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Abdullah Damar
Abdullah Damar
Giriş Tarihi : 15-03-2026 22:25

Türkiye'de Öğretmenlik Krizi

Türkiye'de Öğretmenlik Krizi

TDK'ye göre kriz; bir ülke, kuruluş veya bireyin yaşamında görülen güç dönem, bunalım veya buhran (ekonomik/siyasi) olarak tanımlanır. Fransızca kökenli bu kelime, mecazen tehlikeli an, hastalıkların dönüm noktası, bir şeyin aşırı kıtlığı veya ani istek anlamlarına da gelmektedir.  Kriz, bir sistemin dengesini bozan ani ve ciddi bir durumu ifade eder.

OECD (Teaching and Learning International Survey) Uluslararası Öğretme ve Öğrenme Anketi-2024’e göre, en önemli öğretmenlik sorunlarından biri yeterli donanıma sahip öğretmen eksikliğidir. TALIS için görüşülen ortaokul idarecilerinin %23,0’ü yeterli donanıma sahip öğretmen sıkıntısından dolayı okullarında nitelikli eğitim kapasitesinin sınırlandığını söylüyor. Türkiye’de durum OECD ortalamasına yakındır: Bu eksiklik ilkokulda %21,34, ortaokulda %22,7 ve %29,1 olarak beyan edildi.

Türkiye’de öğretmenlik mesleği krizdedir! Fakat, OECD ülkelerindeki krizin nedenleriyle değil, başka nedenlerle, Türkiye’ye özgü nedenlerle krizdedir!

Türkiye’de öğretmenlik krizinin nicelikten ziyade nitelik, çalışma koşulları, atama süreçleri ve işgücü planlamasında yoğunlaştığı ve genellikle öğretmen istihdamı ile ilgili uygulamalara ilişkindir.

Bu anlamda, Türkiye’de öğretmenlik krizinin alt başlıklarını oluşturan konulara detaylı bakabiliriz.

Türkiye’de 2023-2026 yılları arasında öğretmenlerle ilgili olarak ataması yapılmayan öğretmenler, Öğretmenlik Mesleği Kanunu ve kariyer basamakları, yetersiz atamalar, adaletsiz mülakatlar, Millî Eğitim Akademileri’nin öğretmenlerin ve eğitim fakültelerinin itirazlarına rağmen açılması, proje okullarda resen atamalar, ilçe grupları düzenlemesi, özel okul öğretmenleri, norm kadro açıkları ve ücretli öğretmen istihdamı baslıkları kamuoyunda sıkça tartışıldı.

Türkiye’de öğretmenlik krizinin nasıl oluştuğunu adım adım irdeleyelim;

-İlk olarak, ataması yapılmayan öğretmenlerden söze başlayabiliriz. Türkiye’de, YÖK ve MEB arasında yeterli koordinasyon yapılmaması nedeniyle sadece Yusuf Tekin döneminde değil, uzun yıllardır ataması yapılmayan öğretmen sorunu vardır. Sayıları yüz binlerle ifade edilen bu kesim, büyük umutlarla eğitim fakültelerine giden gençlerin, hayal kırıklığı ile özel sektördeki okul-dershane sektörünün acımasız çarklarına terk edilmesiyle süren uzun ve meşakkatli bir süreçtir. Ataması yapılmayan öğretmenlerin, son yıllarda yetersiz atama sayılarıyla birlikte hayal kırıklıkları daha da artmış, Milli Eğitim Akademisi yapılanması ise sürece tuz biber ekmiştir.

-İkinci olarak, Öğretmenlik Mesleği Kanunuyla, öğretmenlik mesleği, aynı işi yapan öğretmenlerin, sadece mesleki kıdem nedeniyle farklı maaşlar almasına neden olan bir ayrıştırma sistemine dönüşmüştür. Mesleğe yeni başlayan öğretmenle, uzman ve başöğretmen arasında 10 bin-20 bin TL tutarlarında maaş farkları oluşmuştur. Mutlaka kariyer basamakları yapılacaksa mesleki kıdem, öğretmen niteliği konusunda geçerli bir ölçüt olmamalı, bunun yerine akademik eğitim belirleyici ölçüt olmalıydı.

-Üçüncü olarak 2003-2024 yılları arasındaki öğretmen atamalarına bakıldığında, atama sayısının dramatik olarak düştüğü görülecektir.

•2003: 22.814

•2004: 19.029

•2005: 20.777

•2006: 50.877

•2007: 45.420

•2008: 40.709

•2009: 30.216

•2010: 40.921

•2011: 39.945

•2012: 56.106

•2013: 41.579

•2014: 50.990

•2015: 52.736

•2016: 49.311

•2017: 20.857

•2018: 25.577

•2019: 41.379

•2020: 40.925

•2021: 21.407

•2022: 34.682

•2023: 44.573

•2024: 19.968

-2025: 15 000

-2026: Milli Eğitim Akademisine 10 bin öğretmen alımı yapılmış, henüz eğitimler başlamamıştır.

-Dördüncü olarak, 2023 KPSS’lilerin yaşadığı mülakat uygulamasını öğretmenlik krizinin nedenlerinden en önemlisi olarak ifade edebiliriz. 2024 yaz aylarında başlayan ve tamamlanan mülakat süreci o kadar anlaşılmaz uygulamalara neden oldu ki, her birini yazmak sayfalar alır! Mülakat uygulamalarının bilimsel ve objektif olmaması, her komisyonun benzer değerlendirme yapmadığı, komisyon üyelerinin branşları itibarıyla aday öğretmenleri değerlendirmediği, her ilde farklı puanların verildiği, aday öğretmenlerin sağlık sorunları nedeniyle potansiyellerini tam olarak yansıtamadıkları, kimi adayların mülakat sırasında heyecan veya stres yaşadığı bilinen problemli durumlardır. Bu anlamda son dönemde MHP Grup Başkan Vekili Sayın Prof.Dr.Filiz Kılıç’ın, Öğretmenlik Mesleği Kanununda değişiklik öngören kanun teklifi bu adaletsizliğin düzeltilmesi yolunda atılmış önemli bir adımdır.

-Beşinci olarak, Milli Eğitim Akademisinin kurulması ve öğretmen yetiştirilmesi görevinin bir anlamıyla eğitim fakültelerinden alınıp, bu kuruma verilmesidir. Konuyu birçok yazımızda işlediğimiz için Milli Eğitim Akademisinin kuruluş amacının, iktidarın öğretmenini yetiştirme ve öğretmenleri iktidarın ideolojisi doğrultusunda standardize etme dışında herhangi bir işlevinin olmayacağını ifade etmek yeterlidir.

-Altıncı olarak, proje okullarına ve proje okullarından başka okullara resen atamaların, Türkiye idare hukuku içtihadına tezat oluşturacak örnekler teşkil ettiğini söyleyebiliriz. Herhangi bir ölçüte dayanmadan veya iktidar blokuna bağlı sendikaların gönderdiği listeler üzerinden yapılan resen atamalar her defasında idare mahkemelerinden döndüğü halde bu atamaların yapılmasına devam edilmiştir. Son dönemde MEB Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde yapılan değişikliklerin sorunu çözmekten uzak olduğunu söyleyebiliriz.

-Yedinci olarak, ilçe grupları düzenlemesi getirildi. Öğretmenlerin mazerete ve diğer nedenlere bağlı yer değiştirmeleri düzenlenerek aile birliği, sağlık, can güvenliği ve engellilik durumları gibi özel koşullarının dikkate alınması hususu korundu. İl içinde mazerete bağlı yer değiştirmeler, ilçe grupları arasında olacak şekilde düzenlendi. Bu düzenlemeyle öğretmenler mazeret durumları olsa bile aynı ilçe içinde değil, farklı bir ilçe grubundaki ilçeye yer değiştirme isteğinde bulunabilecektir.

-Sekizinci olarak, taban maaş uygulamasının kaldırılarak, özel okul öğretmenlerinin asgari ücret seviyesinde maaşlarla, güvencesiz bir şekilde çalıştırılmasının önü açılmış, bu konuda öğretmenler piyasanın insafsız çarkları arasına terkedilmiştir. Son yıllarda Öğretmen Sendikasının mücadelesi, özel sektör alanında da hakların, ancak mücadele ederek sağlanabileceğini açık bir şekilde göstermiştir.

-Dokuzuncu olarak, sayısı yüz binlere varan norm kadro açığını, kadrolu öğretmen atamasıyla değil, ücret karşılığı öğretmen istihdam ederek kapatmaya çalışan ve en basit ifadeyle çocukların eğitim hakkını gasp eden bir eğitim yönetiminden söz edebiliriz. Mili Eğitim Bakanlığı, yükseköğrenimin yaygın olmadığı ve öğretmen ihtiyacının mezun olan öğretmenlerle karşılanamadığı yıllarda çeşitli tedbirler alarak, öğrencilerin öğretmensiz kalmaması için emekli öğretmenlere ve çeşitli meslek gruplarına ek ders ücreti karşılığında ücretli öğretmenlik yapma olanağı tanımıştır.

Kamuoyunda ücretli öğretmenlik olarak bilinen bu düzenleme; “Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar”ın, 9. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Bu maddeye göre; Öğretmen sayısının yetersiz olması hâlinde, yüksek öğrenimli olmak koşuluyla, okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim, özel eğitim ve yaygın eğitim kurumlan ile yabancı uyrukluların eğitim gördüğü geçici eğitim merkezlerinde haftada 30 saate, kadar ek ders görevi verilebilir. Ek ders karşılığı öğretmen görevlendirmesi, kararda da görüldüğü gibi iki koşula bağlıdır. İlki, öğretmen sayısının yetersiz oluşu; ikincisi, yükseköğrenimli olmaktır. Bugün için öğretmen sayısının yetersiz oluşundan söz etmek abesle iştigaldir! Bu nedenle, ek ders karşılığı öğretmen görevlendirmesi, öğretmenlik mesleğini krize sokan en önemli uygulamalardan birisidir ve zaman geçirilmeden kaldırılmalıdır.

Sonuç olarak, Türkiye’de öğretmenlik krizini oluşturan nedenlere bakıldığında hemen hemen tümünün Milli Eğitim Bakanlığının öngörüsüzlüğü, planlama eksikliği, öğretmenlik mesleğinin uluslararası statüsünü kavrayamamış olması, öğrencilerin eğitim hakkını ve üstün yararını öncelememesi ve öğretmenlik mesleğinin toplumsal işlevini değil, iktidar blokunun istediği standart öğretmen tipini yetiştirmeyi hedeflemesi olduğunu görülecektir.

Bu bağlamda, öğretmenlik krizinin çözümünün, öğretmenlik mesleğini krize sokanlarda olmayacağı aşikârdır.

 

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Abdullah Damar

Abdullah Damar

DİĞER YAZILARI Mayıs Ayında İller Arası Yer Değiştirmeye Yüksek Kontenjan Verilmelidir MEB'de Mülakatlar Kaldırılmadı, Şekil Değiştirdi! Öğretmenler ve Öğrenciler Açısından Ara Tatiller Yaşayan Bir Okul Vizyonu Oluşturmak MEB'in Ramazan Etkinlikleri Yazısı Din ve İnanç Özgürlüğüne Aykırıdır! Milli Eğitim Akademisi İktidarın Öğretmenini Yetiştirecek Milli Eğitim Akademisinde Başarı Değerlendirmesi Nasıl Olacak? İlkokullarda Özel Bilgi, Beceri ve Yetenek Derslerine Branş Öğretmenleri Girmelidir MEB'in, İlçe Grupları Düzenlemesi Mağduriyetler Yaratıyor! Öğretmen Rotasyonu ve Düşündürdükleri Fenomen Öğretmen Avı, Muhalif Öğretmen Avına Dönüşür mü? Mülakat Mağdurları, Ek Atama ve Ek Kontenjan Bekleyen Öğretmenlerin Beklentileri Gerçekleşecek mi? Temel Becerilerde Derin Kriz Eğitimde Çocuk Katılımı ve İlkeleri Öğrenme Hakkındaki Eski Varsayımları Kullanmaya Devam Ediyoruz! Sanayi Çağının Mirası Okul Sistemiyle Nereye Kadar? Beş Örgütsel Öğrenme Disiplini Demokratik Okul Tahayyülleri Kitap Okumanın Birey Açısından Önemi Çocukların Sınıfa Aidiyet Duygusu Nasıl Geliştirilir? Okuma Alışkanlığından Önce Kitaplara Saygı Duymak Öğretmen-Veli İletişim Sürecindeki Değişimler Öğretmenlik Mesleğinin İşlevsizleşmesi Bütün Yönleriyle Ev Ödevleri Hani Şube ve Öğretmen Seçimi Olmayacaktı? Çocuklarda Okuduğunu Anlama Düzeyleri Nelerdir? Resen Atamaların Kanuni Dayanağı Öğretmenlik Meslek Kanunu’dur! Eğitim Öğretim Gerçekliğimiz ve Eleştirel Düşünme Türkiye'de Eğitim Hakkının Engelleri Kapsayıcı Bir Öğretim Programında Eşitlik Açıklarını Kapatmak Özel Program Uygulayan Okullar ve Özel Proje Uygulayan Okullar Milli Eğitim Akademisi ve Güvencesiz Çalışma Sendika Dayanışma Aidatı Tartışması Türkiye Ekonomisi ve Dış Politikaya Yansımaları Bölgesel Farklılıklar ve Eğitim Hakkı Okuduğunu Anlama Becerilerini Geliştirmenin Temel İlkeleri Nelerdir? Çocuklarda Okuma Motivasyonu Nedir, Nasıl Geliştirilir? Çocuklarda Okuma İlgisinin Önemi Çocuklarımıza Gelişim Odaklı Zihni Kazandırmalıyız Okuma Tutumunu Desteklemede Öğretmenlerin Rolü Okuma Öncesi Kullanılan Stratejiler Okuma Tutumunu Desteklemede Ebeveynin Rolü Hizmet İçi Eğitim Çalışmalarının İşlevsizliği! Yeni Sözcük Öğretimi Nasıl Olmalı? Kelime Dağarcığı Nasıl Geliştirilir? Okuma Alışkanlığını Engelleyen Kitap Sınavları! Okuduğunu Anlama Sürecinin Aşamaları Okuma-Anlama Çalışmalarında Kullanılan Yol ve Yöntemler Okuma-Anlama Becerisini Etkileyen Duyuşsal Unsurlar Okuduğunu Anlamayı Etkileyen Faktörler Okuduğunu Anlama Sürecinin Aşamaları Okuduğunu Anlama Becerisi Vilayet Maarif Müdürlerinin Görevleri Vilayet Maarif Meclislerinin Kurulması ve Yaygınlaşması Ekonomik Kriz, Çalışan Çocuklar ve Eğitim Geleceğin Becerileri ve Eğitim Sistemi Matematik Öğretiminin Anlaşılır Olması Başarıyı Nasıl Etkiler? Eleştirel Pedagojinin Temel Özellikleri Okula Aidiyet Duygusu Konusunda Yapılabilecekler Yaşam Becerileri Projesinin Önemi Sosyoekonomik Düzeyin Başarıya Etkisi Çocuklara Öğrenmeyi Sevdirmek Aşırı Teknoloji Kullanımına Karşı Aileler Ne Yapmalı? Okul Dışı Öğrenmenin Neresindeyiz? Çocuklar korku ve baskıyla değil, kendi çabalarıyla daha etkili öğrenir İstek Olmadan Öğrenme Gerçekleşir mi? Öğretmen Mülakatlarının Hukukiliği Mülakat Adaletsizliğini Düzeltmek Mümkün! Farklılaştırılmış Öğretimde Öğretmen Rolleri Özel Öğretim Kurumlarında Yaşanan Sorunlar Kavram Yanılgıları Nasıl Giderilir? Neden Farklılaştırılmış Öğretim? Farklılaştırılmış Öğretimin Neresindeyiz? Okulların Temizlik Hizmetleri Belediyelere Devredilmelidir Ekonomik Krizin ve Eğitime Yansımaları Okul Yemeği ve İçilebilir Temiz Su Çocuklarımızın Hakkıdır! Farklılaştırılmış Öğretim ve Temel İlkeleri TYMM’nin Öğretmen Özerkliğine Etkisi Mülakatlar İptal Edilir mi? Haftalık Ders Programı Düzenlenirken Uyulması Gereken Kurallar MEB, Kayıtlardaki Adaletsizliği Önleyebilecek mi? Yaratıcılık ve Yaratıcı Düşünme Nedir? Eğitim Sisteminin Sorunları Otokratik Liderlikle Çözülebilir mi? Öğretmenlerin, Eğitim Sendikalarından Beklentileri Örgütsel Politika ve Politik Davranış Ne Demektir? Örgütlerde Uzmanlığa Dayalı Gücün Önemi Örgütsel Yapılarda Resmiyete Dayalı Gücün Kullanılması Örgütsel Güç Ne Demektir? Milli Eğitim Akademisi; Eğitim Fakültelerine ve Öğretmenlik Mesleğine Darbe! Farklılaştırılmış Öğretim Okul Temelli Planlama Nedir, Süreç Nasıl İşleyecektir? Sosyal Gruplarda Çatışma Tanzimat Dönemi Maarif Modeli Etkili Sınıf Yönetimi Becerileri Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Üzerine Değinmeler Öğrenme-Öğretme İlkeleri ve Özellikleri Öğrenci Motivasyonu için Ailelere Öneriler Öğrenci Motivasyonu için Öneriler Öğrenci Motivasyonunu Düşüren İfadeler Motivasyon ve Öğrenci Başarısı Öğretmen Atamalarında Belirsizlik! Sınıf İçi Etkinliklere Katılımın Engelleri Öğrencilerin Etkinliklere Katılımını Sağlamaya Yönelik İlkeler Öğrencilerin Unutamadığı Öğretmen Davranışları Öğrencilerin Sınıf İçi Etkinliklere Katılımı Eğitimden Erken Ayrılma Müzik ve Resim Yeteneği Olan Öğrencilere BİLSEM’de Engel! Okullaşmayı Azaltan Unsurlar (2) ; Devamsızlık! Okullaşmayı Azaltan Unsurlar; Eğitim Dışındaki Çocuklar Lider Öğretmenliğin Neresindeyiz?? Sınıf Yönetimi ve Özellikleri Çocukları Kitap Okumaktan Uzaklaştırma Yöntemleri! Merak ve Yaratıcılığın Panzehiri Disiplin Amirinin Şikâyetçi/Mağdur Olması Durumunda Oluşan Hukuksal Durum Sosyal ve Duygusal Beceriler ile Akademik Başarı Arasındaki İlişki Öğrenme için Değerlendirme İlkeleri Kamusal Eğitim Aşındırılıyor! Mesleki İyilik Hali Nasıl Sağlanır? Eğitim Sistemi Çocuklara Sosyal ve Duygusal Becerileri Kazandırabiliyor Mu? Örtük Müfredatın Önemi Demokratik Toplumlarda Müfredat Nasıl Belirlenir? Öğrenme Akışının Dört Aşaması KESK, Yeni Bir Mutabakatla Ayağa Kalkmalıdır! Sınıfta Yaratıcılığı Sağlayan ve Engelleyen Unsurlar Yaratıcı Öğretmenlerin Özellikleri Göçmen Öğrencilerin Yaşadığı Sorunlar Devlet Memurluğundan Çekilmiş Sayılma Halleri Nelerdir? Lider Öğretmenler Ne Yapmalı? Öğretmen Motivasyonuna Etki Eden Faktörler Okul Kayıtları, Eğitim Hakkı ve Fırsat Eşitliğini Ortadan Kaldırıyor! İnsandaki Sermaye Türlerinin Farkında Mıyız? Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası Nasıl Olmalı? Memuriyetten Çekilenlerin Yeniden Atanması Nasıl Olur? Laiklik Elden Gitti Mi? Devlet Kurumlarının Engelli Personel Çalıştırma Yükümlülüğü Kız Çocuklarının Eğitime Kazandırılması Mı, Laikçi Hezeyanlar Mı? Memurluğun Sona Ermesi Nasıl Gerçekleşir? MEB’den Yaz Okuluna Tırpan! Disiplin Cezaları Geri Alınabilir mi? Disiplin Amirinin Hafiflettiği Cezaya İtiraz Edilebilir Mi? Memuriyetten Ayrılanlara Disiplin Cezası Verilebilir Mi? Disiplin Cezalarının Sicilden Silinmesi Nasıl Olur? MEB’in Yeni Eğitim Politikaları Disiplin Cezalarında Tekerrür Sanal Kamusal Alanın Önemi “Sol” Neden Başarısız? Ortak Politikalar Mutabakat Metninde Öğretmen Disiplin Cezasını Ağırlaştıran Haller Vilayet Maarif Meclislerinin Kurulması Depremzede Öğretmenlere Şartsız Tayin Hakkı Verilmelidir! İlk Maarif Müdürlüğü Ne Zaman Kuruldu? Soruşturma Raporunda Hangi Teklifler Getirilir? 76.Madde Şube Müdürleri İdari İzin Kullanan Depremzede Öğretmenler Ek Ders Ücreti Alabilir Mi? Eğitim Nedir, Ne Değildir?
ÇOK OKUNANLAR
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA